Pamuk prenses ve yedi cüceler masalı

Çoçukluğumuzun en güzel anilarindan birtanesidir pamuk prenses ve yedi cüceler ama günümüzde odurki bebeğine kücük cocuğuna bu masali anlatmak isteyen anneler bile nerdeyse bilmez olmuş masali.

Belki unutmuşunuzdur, belkide akliniza kisim kisim geliyordur bu konuda zorlanmayin diye pamuk prenses ve yedi cüceler masalı ‘ni sizlerle paylaşmak istedik.

Hani bu güzel masalin birde yorumu olur ya onuda yapabilmeniz icin aşağiya yorum yapabilmeniz için kücük bir kisim ayirdik yorumunuzuda bekliyoruz sizden..

Bir kış günü bir kraliçe pencerenin önünde dikiş dikerken iğne eline batmış. Hemen bir parça pamukla elinden akan kanı silmiş. Keşke demiş kraliçe: teni şu pamuk kadar beyaz, dudakları kandamlası kadar kırmızı ve saçları şu pencerenin pervazı kadar kara bir kızım olsa. Bir gün kraliçenin dileği yerine gelmiş. Bebeğine Pamuk Prenses adını vermiş. Ne yazık ki kısa süre sonra ölmüş. Kral zaman içerisinde yeniden evlenmiş, karısı güzel bir kadınmış ama çok iyi kalpli değilmiş. Bütün gün aynanın karşısına geçip: “Ayna ayna! Dile gel söyle bana. Kim daha güzel?” diye sorarmış. Aynada şöyle cevap verirmiş: “Bundan kuşku duyan var mıdır bilmem. Tabi ki en güzel sizsiniz kraliçem.”

Günlerden bir gün ayna kraliçenin bu sorusuna farklı bir yanıt vermiş: “ Bunu nasıl söyleyeceğim bilmem ama Pamuk Prenses sizden güzel kraliçem.” Bunun üzerine çok sinirlenen kraliçe hemen bir avcı bulmuş ve ona: “Pamuk Prenses’i alıp ormana götür ve bana onun yüreğini getir!” diye emretmiş. Adamcağız Pamuk Prenses’ i ormana götürmüş ama öldürmeye kıyamamış. Durumu anlayan Pamuk Prenses: “ Beni burada bırak, bidaha asla geri dönmem, merak etme.” Diyerek avcıya yalvarmış. Avcıda merhamete gelmiş ve onu orada bırakıp bir ceylanın yüreğini kraliçeye götürmüş. Pamuk Prenses ormanda saatlerce yol almış. Tam kaybolduğunu düşünürken küçük bir kulübe görmüş. Kapıyı çaldığı halde kimse açmayınca da içeri girmiş. Ne ilginç bir evmiş bu böyle. Masada yedi küçük tabak ve yedi küçük bardak duruyormuş. Zavallı Pamuk Prenses çok aç olduğu için hemen bir şeyler yemiş. Sonrada üst kata çıkmış. Bir kaç saat sonra Pamuk Prenses öfkeli seslerle uyandırılmış: “ Bizim evimizde ne arıyorsun sen?” Pamuk Prenses işçi elbiseleriyle evin içinde dolanıp duran yedi küçük adama bakmış. Başına gelenleri onlara anlatmış: “Gördüğünüz gibi,” demiş “gidebileceğim hiçbir yer yok.” “Hayır var!” diye bağırmış yedi cüceler hep bir ağızdan. “ Burada kalabilirsin ama biz yokken kapıyı hiçbir yabancıya açmamalısın.”

Böylece Pamuk Prenses cücelerin evinde yaşamaya başlamış. Eskisinden çok daha farklı bir hayatı varmış artık. Uzun günler boyunca konuşacak birini özlüyormuş. Bir sabah yaşlı bir kadın kapıyı çalmış, elindeki sepette bir sürü ilginç şey varmış. Pamuk Prenses açık pencereden uzanarak kadınla konuşmaktan kendini alamamış. Pamuk Prenses o yaşlı kadının aslında kılık değiştirmiş olan kraliçe olduğunu anlamamış. Meğer kraliçe aylarca aynaya bakmadıktan sonra bir gün bakmayı denemişte ayna ona: “ Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemem ama Pamuk Prenses sizden güzel kraliçem.” diyivermiş. Kraliçe bunun üzerine öfkeyle yollara düşüp Pamuk Prensesin gizlendiği yeri bulmuş. “Kapıyı yabancılara açmaman akıllıca” demiş kraliçe. “Ama şu elmayı iyi niyet belirtisi olarak kabul et.” Böyle bir şeyi reddetmek ayıp olacağı için elmayı almış ve kadın gidince kocaman bir ısırık almış. Cüceler işten eve döndüklerinde Pamuk Prenses’i yerde cansız yatar bulmuşlar. Elma hala elinde duruyormuş. Cüceler ağlayarak: “ bu kraliçenin işi” demişler. Böyle büyük bir kederle Pamuk Prenses’in cansız bedenini taşıyıp camdan bir tabuta koymuşlar. Bir sabah oralardan geçmekte olan bir prens tabutu ve içindeki güzel kızı görmüş, görür görmez de aşık olmuş. “Onu saraya götürmeliyim” demiş. “Bir prensese böylesi yakışır.” Cüceler karşı çıkmamışlar. Prense tabutu taşımasında yardım etmişler. Ama tam bu sırada Pamuk Prenses’in boğazındaki elma parçası çıkmış. Pamuk Prenses yattığı yerden doğrulup gülümsemiş. Pamuk Prenses ve Prens çok mutlu bir hayat sürmüşler. Kötü kalpli kraliçeyse öfkesinden, çok kısa bir süre sonra ölmüş.

Share this post:

Recent Posts